d e n i z's profileçalışmak ve sevmekPhotosBlogLists Tools Help

çalışmak ve sevmek

önceden haber alan, hazır olur.

d e n i z

June 30

.

Altın hızma mülayim
Seni Hak'tan dileyim
Yaz günü temmuzda
Sen terle ben sileyim

Gün gördüm, günler gördüm
Seni gördüm şad'oldum

...
June 19

.

It is amateurs who have one big bright beautiful idea that they can never abandon. Professionals know that they have to produce theory after theory before they are likely to hit the jackpot.

Francis Crick (1988)
June 17

İnsan Kirlenmesi

Koca derya kirlenir mi hiç! Akarsu pislik tutmaz. İşte size kulağınızda yer etmiş çocukluğumdan kalma bazı sözler. O zamanlar bu sözlere tartışılmaz doğrular olarak bakılırdı. Ama günümüzde koca derya bakın nasıl da kirlendi. Akarsu pislik tuttu alabildiğine. Çevre kirlenmesi öyle büyük boyutlara ulaştı ki, bu konuda en duyarsız kişileri bile kaygıya düşürdü. Kirlilik önlem alınması gereken en yaşamsal sorunu haline geldi dünyamızın. Bugün aklı başında herkes çevreyi koruma konusunda yıllar önce gösterilmesi gereken bir duyarlılığın bayraktarlığını yapıyor. Zararın neresinden dönülürse kardır ama, böylesine küçük bir kar payıyla dönülen zarar görülmemiştir herhalde.

Çevre kirliliğini önemsemediğim ya da hafife aldığım sanılmasın sakın. Ama bu yazının konusu çevre kirlenmesi değil. Bir bakıma ondan daha vahim sonuçlar doğurabilecek olan, henüz tam fark edilememiş, bu nedenle de önlemi alınmamış başka bir kirliliktir. Geleceğe olduğu kadar, geçmişe de yönelik bu kirliliğe ben "insan kirliliği" diyorum. Düşünsel ve duygusal planda beşeri diye bildiğimiz hemen her değerin içini boşaltan ve bu değerleri anlamsızlaştıran insan kirliliği, bir yandan geçmişi silip unuttururken, diğer yandan insan ne getireceği belli olmayan karanlık bir gelecek hazırlamaktadır. Bugün toplumun büyük çoğunluğu giderek artan bu kirlenmeyle iç içe yaşıyor.

Sözünü ettiğimiz bu insan kirlenmesinin kaynağı insanın öz değerlerine yabacılaşmasıdır. Ama burada faturayı bireye kesmek insafsızlık olur. Çünkü yabancılaşmanın temelinde, insanın toplumsal yaşam içinde yürekten inandığı değerlerin geçerliliğini yitirip erimesi yatmaktadır. Yani sorun bireysel olmaktan çok toplumsal bir düzen kirliliği olarak çıkmaktadır karşımıza. İşte bu düzen kirliliği, içindeki insanı da kirletmektedir. Emeğin değil paranın para kazandığı, dürüstlüğün değil sahtekarlığın prim yaptığı bir düzende, insandan saf ve temiz kalması beklenemez. Çünkü herşeyden önce, karnını bile doyuramayan, emeğine yabancılaşan insana kirlenmekten başka yol kalmamaktır.

"Tanrı olmasaydı herşey mübah olurdu" diyor Dostoyevski. İşte günümüzde, bize özgü ilkesiz bir pazar ekonomisinde yaşanan budur. Gerçi Tanrı'nın varlığını yadsıyan yoktur ortada. Ama mukaddesatçıların da katılımıyla gerçekleştirilen bir by-pass operasyonuyla Tanrı sanki devre dışı bırakılmış gibidir. Çünkü herşey garip bir biçimde mübah olmuş, en utanılacak işler bile herkesin gözü önünde yapılmaya başlanmıştır. İşte böylesine çarpık bir çıkar ortamında aşk bile alınır satılır olmuş, insan onuruna fiyat konmuştur. Artık insanlar kaygan bir zeminde birbirlerinin ayağını yerden kesmek için itişip durmaktadır. Yani insan kirletilmiş, dahası bunun iyi olduğuna inandırılmıştır.

Sözün burasında medyaya bir atıfta bulunmak gereği vardır. Çünkü medya bu kirlenmenin en büyük destekçisidir. Televizyon kanalları yarışma programlarıyla, 900 900'lü telefon hatlarıyla insanı küçültme ve kirletme yarışına girmişlerdir. Her gün yüz binlerce Ali'den topladıkları paranın bir kısmını verdikleri Veli'lerle halkın önünde bir kurtarıcı edasıyla çıkan bu kanallar, bir yandan milyarları bulan cirolarıyla keselerini doldururken, diğer yandan kirlenme sürecinde üstlerine düşen görevi yapmanın sinsi keyfini yaşamaktadırlar. Şu bir gerçektir ki, günümüz insanı medyaya çok gafil yakalanmış ve şimdiye kadar hiç görmediği bu tuzağa biraz da gönüllü olarak düşmüştür.

İşte burada aydına düşen görev.. Boş versenize; hangi aydın, hangi görev! O aydın bugün medyada kendine yer açmaya bakıyor.

Metin Altıok

( Aydınlık, 17 mayıs 1993 )

June 01

.

Şu koca değirmen canım yıldız öğütür
Herkese keyfince canım nasıl dağıtır
Ama yoksul bile sevdasının beyidir
Aşk padişahıyız canım sevgi ağası
Muhabbet insanıyız biz yoktur dahası

İstanbul'da deniz oynak yolları yokuş
Güzelleri zalim canım havası bir hoş
İstanbul'u sevmek bile vallah ağır iş
Olsun canım sevda eri sevgi kuluyuz
Muhabbet işçisiyiz biz aşka köleyiz
May 04

.

He who studies medicine without books sails an uncharted sea, but he who studies medicine without patients does not go to sea at all.

If you listen carefully to the patient they will tell you the diagnosis.

William Osler

.

Nothing in life is more wonderful than faith—the one great moving force which we can neither weigh in the balance nor test in the crucible... Faith has always been an essential factor in the practice of medicine... Not a psychologist but an ordinary clinical physician concerned in making strong the weak in mind and body, the whole subject is of intense interest to me.

William Osler
April 24

Ignaz Semmelweis

Ignaz Philipp Semmelweis (1818 – 1865) was a Hungarian physician. He discovered that cases of puerperal fever, also known as childbed fever, could be cut drastically if doctors washed their hands in a chlorine solution before gynaecological examinations.

While employed as assistant to the professor of the maternity clinic at the Vienna General Hospital in Austria in 1847, Semmelweis introduced hand washing with chlorinated lime solutions for interns who had performed autopsies. This immediately reduced the incidence of fatal puerperal fever from about 10 percent (range 5–30 percent) to about 1–2 percent. At the time, diseases were attributed to many different and unrelated causes. Each case was considered unique, just like a human person is unique. Semmelweis' hypothesis, that there was only one cause, that all that mattered was cleanliness, was extreme at the time, and was largely ignored, rejected or ridiculed. He was dismissed from the hospital and harassed by the medical community in Vienna, which eventually forced him to move to Pest.

Semmelweis was outraged by the indifference of the medical profession and began writing open and increasingly angry letters to prominent European obstetricians, at times denouncing them as irresponsible murderers. His contemporaries, including his wife, believed he was losing his mind, and in 1865 he was committed to an asylum. He died there only 14 days later, possibly after being severely beaten by guards. Semmelweis' practice only earned widespread acceptance years after his death, when Louis Pasteur developed the germ theory of disease which offered a theoretical explanation for Semmelweis' findings. He is considered a pioneer of antiseptic procedures.

Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Ignaz_Semmelweis